Savunma yargılanıyor: “Direnmeye devam edeceğiz”

Halkın Hukuk Bürosu (HHB) ve Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile kapatılan Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) üyesi, 17’si tutuklu 20 avukatın yargılandığı davanın duruşması ikinci gününde Bakırköy Adliyesi’nde görüldü. Avukat Behiç Aşçı’nın savunmasının ardından avukat Yaprak Türkmen savunma yaptı. Türkmen, cezaevlerindeki tecrit ve tarihini konu alan savunmasında gözaltına alındığında yaşadığını dile getirdi. Birlikte çalıştığı avukat arkadaşlarının tutuklanmasından üç ay sonra tutuklandığını hatırlatan Türkmen, “Büromda delil olarak alınan tutanak, tutuklanma gerekçesi oldu. Ellerim ters kelepçeli gözaltına alındım, savcı ifademi almadan tutuklanmaya sevk edildim” dedi.

Evrensel’in aktardığına göre, Türkmen, devletin tecridi siyasi tutukluları cezalandırmak amacıyla uyguladığı bir işkence yöntemi olduğunu dile getirdi. Türkmen, tutuklandıktan sonra dört ay boyunca tecritte kaldığını belirtti.

‘DEVRİMCİLERİN, SOMALI AİLELERİN AVUKATLIĞINI YAPMAMIZ SUÇ SAYILDI’

Yaprak Türkmen’in savunmasının ardından duruşmaya öğlen arası verildi. Verilen aranın ardından duruşma bir kez daha başladı. Aranın ardından tutuklu avukat Aytaç Ünsal savunma yaptı. Ünsal, bir yıl boyunca dokuz ayrı cezaevinde kaldıklarını ifade ederek, “Bize birçok bedel ödetilmeye çalışıldı” dedi. İddianamedeki suçlamaların temel dayanağı adli işlemlere katılmaları olduğunu dile getiren Ünsal, “Devrimcilerin avukatlığını yapmamız suç sayıldı. Somalı ailelerin avukatlığını yapmamız suç oldu. Evet biz adli işlemlere katıldık. Biz halkın avukatıyız çünkü. Biz Somalı ailelerin avukatlığını, devrimcilerin, yoksul halkımızın avukatlığını yaptık. Biz cenazeleri zırhlı araçların arkasında yerlerde sürüklenen gençlerin, bedenleri çırılçıplak teşhir edilenlerin avukatlarıyız, Berkin Elvan’ların avukatlarıyız. Bunu yapmaya devam edeceğiz” dedi.

‘BİZ DEĞİL ÇOCUKLARI AÇLIKTAN ÖLDÜRENLER SUÇLU’

İddianamede tek bir suçun olmadığını hatırlatan Ünsal, “Hangi eylemlerin suç olduğunu gösterin. Bunu gösteremezsiniz. Biz halkımıza karşı hiçbir suç işlemedik. Halkımızın başını yüksekte tutmaya devam edeceğiz” dedi. Ünsal, “Biz suçlu değiliz ama çocukları açlıktan öldürenler suçlu. Onların peşini bırakmayacağız” diye konuştu. “Biz OHAL terörüne karşı mücadele ettik” diyen Ünsal, “Bizim suçumuz halkımızın avukatlığını yapmak. Bu suçu işlemeye devam edeceğiz” dedi.

‘BU DOSYADAN TERÖRİST ÇIKARMAK İSTİYORSANIZ ÇOK ARAMAYIN’

Davada “terör” suçlaması yapıldığını ve “terörist” olarak tanımlandıklarını belirten Ünsal, “Siz terörist arıyorsanız, bu dosyadan terörist çıkarmak istiyorsanız çok aramayın. Bu dosyayı hazırlayanların sicil numarasına bakın çok rahat bulursunuz. Terörist mi arıyorsunuz? KHK’leri, OHAL’i onaylayan meclise bakın, oradan kesin çıkar. Terörist mi arıyorsunuz? İçişleri Bakanı’na bakın, kesin bulursunuz?” diye konuştu. Ünsal, bu davaların kendilerini yıldıramayacağını vurguladı.

‘SOYLU TARAFINDAN İKİ DEFA HEDEF GÖSTERİLDİK’

Hukuktan tasfiye edilmeleri için bu operasyonun yapıldığını belirten Ünsal, “Biz mücadelemize devam edeceğiz. Soylu (İçişleri Bakanı) tarafından iki defa hedef gösterildik. Bu suç değil mi? Hiçbir baskı bize geri adım artırmayacak. Bizim adalet mücadelemiz mutlaka büyüyecektir. Mücadelemiz mutlaka kazanacaktır” diyerek savunmasını sonlandırdı.

Sonrasında tutuklu avukat Ebru Timtik, savunma yaptı. Timtik, “Savcının ne söylemek istediği anlaşılmıyor. Arkanda bir ordu var, açık ol biraz. Savcı Kiraz’ın ölümü ile ilişkilendiriyor bizi. Tek delili Şafak Yayla’nın üzerinde çıktığı iddia edilen yırtık bir kartvizit. Bununla mı ilişki kuruyor. Dese ki Şafak Yayla’nın avukatlığını yapıyor, biraz daha anlarım” diye konuştu.

İddianameyi hazırlayan savcının hukuku katlettiğini ifade eden Timtik, “Hukuku katletmeden de bu dosya hazırlanabilirdi. Bu şekilde hazırlanması bizi üzdü. Hukukun katledilmesi hiç iyi olmadı” diye konuştu. Timtik’in savunması ardından tutuklu avukat Yağmur Ereren savunma yaptı. Ereren’in savunması ardından duruşma yarına ertelendi.

2018-09-12T15:29:35+00:00