“Sanatçı arkadaşlar ve sanata gönül veren yurttaşlarla ortak bir mücadele yürütmek zorundayız”

301 işçinin hayatını kaybettiği Soma katliamının pazartesi günü ertelenen karar davası bugün yeniden başladı. Mahkeme sanıklar hakkındaki kararları açıklandı.

Kararın açıklanması beklenen bugün, sabah erken saatlerde polis, durușma salonunun önünün boșaltılmasını istedi. Polis Durușma, saat 09.00’da başladı. Karar sonrası avukatlar kararı protesto ederek salonu terk etti. Aileler yuh sesleri ve alkışlarla avukatlara destek verdi.

Kararı #Özgürüz’e değerlendiren HDP Hatay Milletvekili Barış Atay, şunları söyledi:

“Ölmüş bir hukuk sisteminden bahsediyoruz burada. İki gün önce verilecek bir karardı. Ailelerin tepkilerinden dolayı iki gün sonraya bırakıldı. Ama bugün de gördük ki zaten önceden verilmiş bir karar var ortada. Komik hapis cezaları ki bunların infazı çok daha az. Dört yıldır içeride olan sanıkları var, patron da dahil; bunların çok yakın zamanda içeriden çıkma ihtimalleri var. Ailelerin bu kadar tepki göstermesi çok doğal.”

Gelebilecek tepkileri öngörmüşlerdi büyük ihtimalle. Bugün de çok zorlandılar. İki defa mahkeme salonunu terk ettiler. Ama insanların canları yanıyor. 301 insanın hayatından bahsediyoruz ve ne bu konuyla ilgili soruşturmaya uğrayan bir siyasi var ne de bu kaçak madenlerin sahibi olan patronlar hakkaniyetli bir şekilde yargılanmış durumda. Birkaç mühendis ve orada çalışan insanın üzerine atılan bir suçtan bahsediyoruz. Hayır, burada tamamen bir cinayet var.”

“Sanatçı arkadaşlar ve sanata gönül veren yurttaşlarla ortak bir mücadele yürütmek zorundayız”

Yeni Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin ardından çıkarılan Cumhurbaşkanlığı kararnameleri ile
Devlet Tiyatroları ile Devlet Opera ve Balesi’nin özel yasalarının lağvedilmesini değerlendiren Atay, “Devlet tiyatrolarını hiçleştirme operasyonu aslında AKP’nin iktidara geldiği ilk yıllardan beri var. Repertuarı kontrol altına almak için çıkartılan yeni mevzuatlar, şehir tiyatrolarına atanan mezarlık müdürleri vs. Bunu ilk defa görmüyoruz. Örneğin, İstanbul Şehir Tiyatroları’na atanan şahıs. Ama bu son yeni getirilen sistemle beraber her şeyin cumhurbaşkanlığına direk bağlandığı bir durumdan bahsediyoruz. Ama burada mesela sadece Devlet Tiyatrosu, Şehir Tiyatrosu, Devlet Opera ve Balesi değil. Topyekûn kültür sanat alanında ele geçiremediği iktidarı, ceberut ve zulümkar bir anlayışla ele geçirmeye çalışan birinden bahsediyoruz burada. O yüzden sanatçı arkadaşlarla, sanata gönül veren yurttaşlarla ortak bir akıl geliştirip, ortak bir mücadele yürütmek zorundayız.” dedi.

Haber: Sedat Sur

2018-07-11T13:04:44+00:00