Emin Şirin: “Ergenekon Kumpası’nın içerisinde sonuna kadar Adnan Oktar’ın parmağı da var”

Kamuoyunda “Adnan Hoca” olarak bilinen Adnan Oktar’a sabaha karşı dev operasyon düzenlendi. Suçlamalar arasında “organize suç örgütü kurmak”, “uluslararası ajanlık” ve “küçük çocuklara taciz” yer alıyor. Hava destekli büyük operasyonda çok sayıda gözaltı var.

“Kedicikler” olarak bilinen kadınlar ile sık sık gündemde yer alan Adnan Oktar ve yaklaşık 235 müridi hakkında gözaltı kararının verildiği operasyon sabaha karşı gerçekleştirildi.

Adnan Oktar ve grubuna yönelik soruşturmada 235 şüphelinin mal varlığına el konulduğu, şirket, dernek ve vakıflarına kayyum atandığı bildirildi.

Konuyla ilgili #Özgürüz’e açıklamalarda bulunan eski milletvekili Emin Şirin, şunları söyledi:

“Esas itibariyle belki espri olacak belki de ama başkanlık sisteminin başladığı günlerde ilk operasyon olarak Adnan Oktar tarikatına ya da çetesine bu operasyonun yapılması hakikaten dikkat çekici. Zamanlamanın sebebini bilmiyorum ama başta Başkan Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere İç İşleri Bakanı’nı ve bütün Emniyet Teşkilatı’nı bu konuda tebrik ediyorum. Çok gecikmiş bir operasyon. Eğer Adnan Oktar meselesinin üzerine zamanında gidilseydi belki de Türkiye’deki birçok kirli kumpas daha insanların canını yakmadan ortaya çıkarılabilecekti.”

“Adnan Oktar’a olan ilgim kayıp çocukların ailelerinin bana ulaşmasıyla başladı”

Daha önceden Adnan Oktar’a katılan çocuklar ilgili devlet makamına mektuplar yazdığını ve ailelerin acılarını paylaştığını ifade eden Emin Şirin, konuyla ilgili olarak “Adnan Oktar’la ilgili olarak benim ilgi duymam tarikata çocuklarını kaptıran ailelerin benimle görüşmesi ile başladı. Ondan evvel bir ilgim yoktu doğrusunu duymak isterseniz. Böyle bir sosyete tarikatı gibi görünüyordu. Ama aileler gelip faciaları anlattığında ben bir insan olarak buna ilgi duyma ihtiyacı duyma hissettim. Ondan evvel tabi dikkat çeken şey vardı. O zamanlar yüz binlerce ilik toplanmıştı; bunlar kayboldu. O zamanlar tam DNA konularının ilk gündeme geldiği zamanlardı. Bu çocuklarını kaybeden aileler büyük ıstırap içerisindeydi. O bakımdan gerek o zaman Sayın Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’a gerek bir anne olarak Emine Hanımefendi’ye gerekse Harun Yahya maslağı ile yazdığı kitaplara çok ilgi duyan merhum Necmettin Erbakan’a bu konuları dikkatlerine getiren mektuplar yazdım ve ailelerin bu ıstıraplarının bitirilmesi için yardımcı olmalarını istedim. Olamadı. Neden olamadı bilmiyorum ve hiçbir şekilde bu çeteye bir nüfuz edip de bu çocukları oradan kurtarma imkanı olmadı. Bana söylenen de bu çocukların hepsinin reşit insanlar olduğu ve bu hayatı yaşamak istiyorlarsa eğer onlara karışamayacak olduğumuzdu.” dedi.

“Ergenekon Kumpası’nın içerisinde sonuna kadar Adnan Oktar da var”

Ergenekon Kumpası içerisinde Adnan Oktar’ın da olduğunu iddia eden Şirin, “Ondan sonra ortaya başka şeyler çıktı. Adnan Oktar’ın 2008 senesinde Talat Atilla’ya verdiği bir röportaj var. Adnan Oktar, kendisinin kızdığı ne kadar insan var ise bunların hepsinin Ergenekon denilen bir çetenin içerisinde olduğu, bu çeteyi 10 sene evvel 1998 senesinde açıkladığını ve bu çetenin kendisiyle uğraştığını söylüyordu. Demek ki bu Ergenekon Kumpası’nın içerisinde sonuna kadar Adnan Oktar da var. Fethullah Gülen ile Adnan Oktar arasındaki ilişkiyi irdelemek gerektiğini o röportajdan da anlayabiliyoruz.” ifadelerini kullandı.

“Başkan Erdoğan’a teşekkür ediyorum”

Bu operasyonla ilgili olarak başta Başkan Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere hükümet ve emniyet yetkililerini tebrik eden Şirin, Adnan Oktar’ın hedef gösterdiği kişilerle ilgili olarak şunları söyledi:

“Saadettin Tantan, İç İşleri Bakanı’yken Adnan Oktar’ın Çatalca’daki malikanesini basmıştı. Oraya baskın düzenlendikten sonra Tantan’ın başına gelmeyen kalmadı. Görevden ayrıldı ve hatta siyasetten tasfiye oldu. Ondan sonra Adil Serdar Saçan, ben ve Ümit Sayın gibi aklınıza kim geliyorsa bunlar hakkında çarşaf çarşaf Akit Gazetesi’nde ilan bastırdı Adnan Oktar. Bu çerçevede hepimizi Ergenekon komplosuna sokanlardan bir tanesinin de o olduğu çıkıyor ortaya. Karanlık bir teşkilat. Çok karanlık bir çete. Bir takım iş ilişkileriyle beraber para topladığı biliniyor. Bu paranın kaynağının nereden geldiği belli değil ve çok büyük rahatlıkla kendisini ‘Ya sen ne yapıyorsun? Nedir bu çete?’ diyen herkesin üzerine bir komplo kurarak giden bir insan. Ben bu hükümeti başta Başkan Sayın Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere, İç İşleri Bakanı Süleyman Soylu ve İstanbul’un bütün Emniyet Teşkilatı’nı bu konuda tebrik etmek lazım.”

Emniyet’e çağrı

Adnan Oktar’ın arşiviyle ilgili olarak Emniyet’e çağrıda bulunan Şirin, “Bir konuda Emniyet’in hemen dikkatlerini çekiyorum. Derhal arşivlerine sahip çıksınlar. Adnan Oktar’ın şu anda dışarıdaki insanlarına yaptırtmaya çalışacağı bir numaralı hadise arşivleri yok etmeye çalışmaktır. O arşivlere sahip çıkılması lazım. Onun dışında bazı insanlar mutlaka konuşacaklardır; Ceylan Hanım’ın yaptığı gibi. Bu adam ortaya ne zaman çıktıysa, çıktığı zamandan beri herkes hakkında yalan-doğru, doğru-yalan belgelere imal ediyor veya belge tutuyor. Bu arşivleri şimdi yok etmeye çalışacaklardır. Çünkü Başkan’ı kastetmemekle beraber 2002’den beri AKP içerisindeki bazı insanları hedef alacak belgeler doğru veya yanlış ortaya çıkabilir. Bunlar doğruysa gereğini yapmak lazım. Yanlışsa da bunları ihmal ettiği için Adnan Oktar’a verilecek cezanın mahkemeler sonunda daha da artması lazım. Bunlar ortaya çıksın ki bugüne kadar sildirdiği insanlar, kendisinden rahatça şikayetçi olabilsinler. Yani size çok net söyliyim, pek tabi FETÖ’nün ahlaksızlıklarıyla, 15 Temmuz kalkışmasıyla karşılaştırılamaz ama onun hemen altındaki ve aynı melanetteki çetenin üzerine gidildi bugün. O bakımdan çok memnun oldum.” dedi.

Haber: Zübeyde Sarı

2018-07-13T10:30:48+00:00