Ümit Akçay: “Yeni rejimin ilk ve en büyük sınavı ekonomi alanında olacaktır”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan yeni rejimin ilk kabinesini dün televizyonların ortak yayınında saray’da açıkladı. Açıklanan kabine listelerinde en dikkat çeken, damadı Berat Albayrak’ın Hazine ve Maliye Bakanı olmasıydı.

Erdoğan’ın açıkladığı yeni kabine Avrupa ve ABD merkezli gazetelerinde genişçe yer buldu. İngiliz Financial Times yatırımcıların, Albayrak’ın Hazine ve Maliye Bakanı olmasını iyi karşılamayacağı yorumunu yaptı.

New York Times ise, Türk Lirasının kaybettiği değere vurgu yaparak, “Hükümet, büyük altyapı projeleri için alınmış borç yükü altında. Bu projelerin çoğu Erdoğan ve müttefikleriyle bağı olan firmalarca yapılıyor. Türkiye’nin ekonomisi geçen yılki yüzde 7,4 büyüme oranıyla hâlâ en hızlı büyüyen ekonomilerden ancak Türk lirası, yatırımcı ve kredi verenlerin endişelerinin bir yansıması olarak son zamanlarda değer kaybetti” şeklinde yorumladı.

“Yeni rejimin ilk ve en büyük sınavı ekonomi alanında olacaktır”

Dünaçıklanan kabinenin ardından Türk Lirası Dolar karşısında yüzde 3.5 değer kaybetti. Berat Albayrak’ın Hazine ve Maliye Bakanı olarak atanmasını ve Ekonomik Kriz’in somut koşullarını İktisatçı yazar Ümit Akçay’a sorduk. Akçay, yeni rejimin ilk ve en büyük sınavının ekonomi olduğunu belirterek, “Türkiye ekonomisi 2013 yılından itibaren üçüncü kez bir ekonomik darboğazın içine girmiş durumda. Sermaye hareketlerine bağımlı bir büyüme ve ithalata bağımlı bir sanayi ve tarım manzarası, bizzat AKP hükümetleri tarafından derinleştirildi. Yeni rejimin ilk ve en büyük sınavı ekonomi alanında olacaktır. AKP hükümetlerinde her zaman uluslararasılaşmış sermaye kesimlerinin programını savunanlar olmuştu. 2002’den beri ilk kez bu nitelikleriyle tanınmış bir bakan ekonominin başında değil. Piyasanın ilk günkü tepkisi bununla ilgili. Ancak bu aşamada önemli olan kişiler değil, programlar. Piyasalar, IMF programına benzer bir ekonomik istikrar programının uygulanmasını bekliyor. Berat Albayrak, böyle bir programın uygulayıcısı olursa, “yatırımcı” açısından sorun kalmaz.” dedi.

“2018 ve 2019’da ekonomik duraklama yaşanacak”

Olası bir kriz’i de değerlendiren Akçay, “Yaşanan ekonomik darboğazı teknik olarak ekonomik kriz şeklinde adlandırmamız için iki çeyrek üst üste, yani altı ay ekonomik daralma yaşanması gerekiyor. Şu anda henüz bu aşamada değiliz. Ancak 2018’in ikinci yarısında ve 2019’da ekonomik duraklamanın yaşanacağı neredeyse kesin. Kritik olan, bu duraklamanın bir çakılma ile mi, yoksa yaygın bir şekilde kullanıldığı gibi, bir yumuşak iniş ile mi sonlanacağı. Bunu öngörebilmek için yeni yönetimin yönelimini net olarak görmemiz gerekiyor.” ifadelerini kullandı.

Haber: Onur Öncü

2018-07-10T14:56:54+00:00